hub MindNexus
Kariyer & Bölüm

Hukuk Okunur mu?

K
Kaan Sezgin · Kurucu, Hukuk Fakültesi öğrencisi ·~5 dk okuma

Bu soruyu, hâlihazırda hukuk okuyan bir öğrenci olarak cevapladığımı en baştan belirtmek isterim; çünkü henüz lisans eğitimimi bitirip meslek hayatına geçmiş değilim. Ancak mezun olduktan sonra ne yapacağıma dair ciddi anlamda araştırma yapmış biri olarak, bu bölümün "okunup okunmayacağına" ilişkin zihnimde net bir kanaat oluştu.

Kısa cevap

Cevap aslında basit. Klasik dava avukatı olmayı ve mahkemede duruşma sırası beklemeyi hayal ediyorsanız, kesinlikle okunmaz. Ama belirli bir hukuk alanında uzmanlaşıp kendi otoritenizi inşa etmeye niyetliyseniz, hukuk okunur — ve karşılığını net biçimde veren nadir bölümlerden biridir.

Klasik dava avukatlığı hayaliyle okunmaz; uzmanlaşıp otoritesini inşa etmeye niyetli olan için ise karşılığını fazlasıyla veren nadir bölümlerden biridir.

Bu yorum birçok hukuk öğrencisine farklı gelebilir. Çünkü hukuk eğitiminin geleneksel yapısı, öğrencileri mezuniyet sonrası mahkeme kapılarında duruşma beklemeye ciddi anlamda teşvik eder. Öyle ki HMGS sonrası yasal stajın altı ayı bile adliyede geçer. Oysa sektörde ciddi paralar kazanan avukatların büyük bölümü mahkemenin yolunu bile bilmez.

İki tür hukuk: yangın söndüren ve yangını önleyen

Hukuku, çalışmak istediğiniz alanı netleştirmek adına iki şekilde nitelendirebiliriz. Birincisi yangın söndürme işlevi gören hukuk; ikincisi ise önleyici hukuk, yani yangın çıkmadan devreye giren, sorunu başlamadan çözen hukuk.

İlkine çoğu kişi aşinadır; toplum nezdinde geniş kabul gören hukuk tanımı da budur. Çünkü kimse boşanma aşamasından önce avukata gitmez; kimse birine zarar vermeden önce avukata gidip "bu kişiye zarar vermek istiyorum, ne yapmalıyım?" demez. Olay meydana gelir ve kişiler ancak sonuçlarından kaçınmak için avukata başvurur.

Önleyici hukukun ise gündelik toplumsal yaşamda somut, doğrudan bir karşılığı yoktur. Genellikle ilgili mevzuata uygun hareket etmek için bu yolu işletmeler tercih eder — ve hukukun maddi anlamda en çok getiri sağlayan alanı da burasıdır. Klasik anlamda "hukukçuluk"tan kastedilen yangın söndüren hukuktur; ancak ciddi emek ve uzmanlaşma isteyen alan önleyici hukuktur. Bu seçim, uzun vadede kişinin "hukuk değer mi?" sorusuna vereceği cevabı da net biçimde açığa çıkarır.

Peki neden bu alanda avukat az?

Bunu söyleyerek hukuku yalnızca maddi getiri aracı gibi gördüğümü düşünebilirsiniz. Ama hayatın gerçeklerinden bağımsız bir meslek icrası olamaz. Kişi sevdiği alana yönelmeli; ancak yarın kirasını nasıl ödeyeceğini, faturaların gecikme faizini nasıl karşılayacağını düşünerek de meslek icra edilemez.

Aslında bu, iki taraflı bir kazan-kazan durumudur: bahsettiğim alanda çalışacak avukat arzı oldukça kısıtlıdır. Çünkü bu alanda çalışmak, önce geleneksel hukuk eğitimine ciddi bir başkaldırı, ardından ciddi bir bilişsel eşiğin aşılmasını gerektirir.

Bilişsel eşik: hukuk tek başına yetmez

Bu ne demek? Şöyle açıklayayım. Şirketler hukuku bir hukuk alanıdır ve fakültede teorik ders olarak öğretilir. Ancak bu alanda çalışmak için yalnızca şirketler hukuku dersini almak asla yeterli olmaz.

Çünkü bir şirketin yapısı, yalnızca tüzüğünden ve uyulması gereken mevzuattan ibaret değildir; aksine derin bir teknik ve iktisadi altyapı içeren bütüncül bir yapıdır. Bir hukukçu, şirket yönetiminde kararların alınmasına yardımcı olurken ya da şirketin taraf olduğu bir davayı yönetirken yalnızca hukuk bilgisi kullanmaz; başta muhasebe olmak üzere bilişim, iktisat ve işletme gibi pek çok alanla etkileşimli biçimde kendini geliştirmek zorundadır. Hukuk eğitimi ne yazık ki bunu sağlamaz; bu yüzden bu alanlarda çalışmak, tamamen kişinin kendini ne düzeyde geliştirdiği ve uzmanlaştığıyla ilgilidir.

Sonuç

Nihai olarak: klasik anlamda bir hukuk eğitimi hedefleyen ve "hukuk diploması bana pek çok kapıyı açar" inancındaki bir öğrenci için hukuk asla okunmaz. Ama modern çağın gereksinimlerini göz önünde bulunduran ve bu doğrultuda kendini geliştirmeyi göze almış bir öğrenci için hukuk kesinlikle okunur — çünkü hem entelektüel hem de iktisadi anlamda karşılığını fazlasıyla verir.

Hangi bölümü hedeflersen hedefle, doğru hazırlık kadar doğru hedef seçimi de kritik.

MindNexus'te önce eksiğini teşhis eder, hedefine göre yol haritanı birlikte kurarız.

— Kaan Sezgin, MindNexus kurucusu

arrow_back Tüm yazılar